Bu makale, Kasimir Severinoviç Maleviç’in Siyah Kare adlı eseri etrafında şekillenen UNOVIS (Yeni Sanat Yanlıları) grubunun estetik anlayışını, grubun ambleminde yer alan Leonardo da Vinci’nin Vitruvius Adamı’na yapılan göndermeyle ilişkilendirerek incelemektedir. Rönesans döneminde Vitruvius Adamı, insan bedenini evrenin merkezine yerleştiren oransal mükemmellik ve insan-merkezli kozmos fikrinin simgesiyken; buna karşılık UNOVIS’in benimsediği süprematist/üstüncü ideoloji, insan figürünü ortadan kaldırarak onun yerini mutlak biçimlere ve geometrik saflığa bırakır. Bu dönüşüm, sanatın merkezinde yer alan insan anlayışından uzaklaşıp, biçimsel saflık aracılığıyla evrensel bir düzene ulaşma arayışını temsil eder. Bu temsil yalnızca estetik bir kırılma değil, aynı zamanda evrensel düzen fikrinin tarihsel bir evrimi olarak değerlendirilir. Bu çerçevede çalışma, Maleviç ile da Vinci arasındaki bu sembolik karşıtlığı, insanın merkezden çekilmesiyle sanatın saf biçim ve düşünceye yönelmesini temsil eden bir geçiş olarak yorumlarken; Rus Avangart girişiminin bir ürünü olan UNOVIS yanlılarını ise bu geçişin birer temsilcisi olarak ele alır. Böylece çalışma, Rönesans’ın antropometrik idealinden Süprematizmin biçimsel evrenselliğine uzanan çizgide, modern sanatın metafizik ve ontolojik temellerine dair bir sorgulama sunar. Sonuç olarak, Siyah Kare ile Vitruvius Adamı arasındaki estetik diyalog, insan-merkezli düzenin yerini biçim-merkezli bir evrenselliğe bıraktığı yeni bir sanatsal dünya görüşünü açığa çıkarır.
Anahtar Kelimeler: Siyah Kare, Süprematizm, Evrensel Form, Modern Sanat, Soyutlama, Saf Biçim, Biçim ve Oran.
|