Bu çalışmada, geçiş ve işlevsellik algısıyla var olan ara mekanlar olarak sokaklar, caddeler, meydanlar, bekleme alanları gibi yerler, bulunduğumuz yüzyılda bozulan zaman algısının etkisiyle ortaya çıkmış olan yok-yer tanımı üzerinden kavramsal çerçevede incelenmiştir. Ara mekanları birer deneyim alanına dönüştürebilecek, hem de sanatçılara özgür ifade alanları sunabilecek bu yerler, beklenmedik olasılıkları ve karşılaşmaları içinde barındırır. Bu bağlamda geçişi ve beklemeyi gerektiren ara mekanlara, geçici veya kalıcı olarak yerleştirilen sanat yapıtlarından oluşan örneklerden seçilerek bir araya getirilmiştir. Eşiğin potansiyelini değerlendirir nitelikte, liminal mekana yerleşen sanat yapıtlarının, bireye anlamlı bir bekleme veya geçiş anı deneyimlemesine olanak sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Ara Mekan, Liminal Mekan, Yok-Yer, Eşik, Sanatta Süreç
|